GSM: 0.542.535 51 71   |   e-Posta:                     
Milas,    sahip    olduğu    jeo-stratejik    konumu,    geçiş    yollarının    üzerinde    olması,    denize    olan yakınlığı   ve   topraklarının   verimliliği   sayesinde   tarihin   her   döneminde   önemini   koruyan   bir   kent     olmuştur.   Her   dönemde   güçlü   bir   ekonomik   yapıya   sahip   olan   Milas;   bu   nedenle,   ilkçağlardan   bu yana   sürekli   bir   yönetim   merkezi   olarak   varlığını   sürdürmüştür.   Sosyolojik   anlamda;   ekonomik güç   toplumsal   yaşamdaki   sosyal   yapıyı   ve   insanlar   arası   ilişkileri   belirler,   idari   yapıyı   şekillendirir... Atyapı(ekonomi), her zaman üst yapının(kültür, sosyal yaşam vb.) belirleyicisidir. Milas   İlk   ve   Ortaçağ'da   bir   yönetim   merkeziydi.   Karya'ya   ve   Menteşe   Beyliği'ne   başkentlik yaptı.    Osmanlı    döneminde    de    Milas,    kimi    zaman,    “Sancak    Beyi” nin    oturduğu    bir    merkez konumundaydı.   19.   yüzyılın   ortalarına   kadar   Milas,   “Menteşe   Sancağı” nın   24   veya   26   kazasından birisidir.   Tanzimat   döneminde   ortaya   çıkan   'tevabi (bağlı)   kaza'   olgusu   içinde   Mandalyat,   Bodrum, Kerme, Sralos; Milas'a bağlı birer kaza haline getirildi.(Tevabi: İkinci derece halkadaki kazalar) Milas'a    ilk    “Hükümet    Konağı” ,    1876    yılında    yapılmıştır.    Bu    konak,    Tanzimat    öncesi yöneticisi   olan      Ağa'nın   konağının   100-150   metre   ötesinde   yapılmıştır.   1911   yılında   yapılan   yeni hükümet konağı ise  bu bina yıkılarak yapılmıştır. 1871   yılında   vilayet   düzenlemeleriyle   “Menteşe   Sancağı” nda   8   kaza   görülmektedir.   Bunlar: Muğla,   Denizli,   Meğri,   Bozüyük,   Milas,   Bodrum,   Tavas   ve   Köyceğiz.   Bir   yıl   sonra   Denizli,   “Menteşe Sancağı” ndan   ayrılmıştır.   Milas   kazası,   Menteşe   Beyliği'ndan   aldığı   tarihi   miras   ve   coğrafi   konumu itibarıyla,   Menteşe'nin   en   önde   gelen   kazalarından   birisiydi.   Kaza   statüleriyle   çokça   oynanılan   19. ve 20. yüzyıllarda bile, Milas idari merkez olma özelliğini hiçbir zaman yitirmemiştir. Tanzimat'ın   ilanıyla   birlikte   yönetsel   değişiklikler   oldu.   1824   yılında   yapılan   düzenlemeyle, ülke;    eyalet,    sancak    ve    kaza    olmak    üzere,    yönetimsel    anlamda    3    gruba    ayrıldı.    Eyaletler, sancaklardan;   Sancaklar,   kazalardan;   Kazalar   ise,   köylerden   oluşuyordu.      Köylerin   yönetiminden muhtarlar,    kazaların    yönetiminden    kaza    müdürleri,    sancakların    yönetiminden    kaymakamlar, eyaletlerin yönetiminden ise valiler sorumluydu. 1861   yılında   yapılan   bir   düzenlemeyle,   kaza   müdürleri   3   sınıfa   ayrıldı.   Ayrıca   müdürlerin, mülkiye    mektebinden(Siyasal    Bilgiler    Okulundan)    mezun    olması    şartı    getirildi.    1864    vilayet düzenlemeleriyle, kaza müdürlükleri kaldırıldı ve kaza yönetimlerine kaymakamlar atandı. 1867   yılında   Osmanlı   idari   yapısında   yapılan   değişiklikler   sonucunda,   “Menteşe   Sancağı” bağımsız   bir   mutasarrıflık(mutasarrıf:   sancak   yöneticisi-TDK   Sözlüğü)   haline   getirildi.   Bu   tarihten sonra   “Menteşe   Sancağı” nın   merkezi   Muğla   ve      sancak   merkezine   bağlı   10   kazadan   birisi   Milas'tı. 20   Nisan   1921   tarihinde   sancaklar   kaldırılarak,   vilayet   örgütlenmelerine   gidilmesi   üzerine;   Muğla, il; Milas ta Muğla İline bağlı bir ilçe oldu.  Bu   bilgilerden   de   anlaşılacağı   üzere,   Milas'ın,   cumhuriyet   öncesi   dönemlerde   de   devamlı   bir yönetim     merkezi     olduğudur.     Tarihi     kayıtlarda,     Milas'ın     1870     yılında     belediye     yönetimine kavuştuğu    anlaşılmaktadır.    Milas,    ilk    Belediye    statüsüne    sahip    olan    yerlerden    birisidir.    (Milas Belediyesinin    amblem/logolarında,    Belediyenin    kuruluş    tarihi    olarak    1868        yazmaktadır;    bu yanlıştır, doğrusu 1870'dir.) Milas'ın   ekonomik   potansiyeli   ve   ticari   yaşamı   hep   canlı   olmuş,   bu   canlılık   ve   hareketlilik doğrultusunda,    bankalar    da    Milas'ta    şubelerini    açmışlardır.    Cumhuriyet    öncesinde    Milas'ta Osmanlı   Bankası'nın   şubesi   vardı.   Osmanlı   Bankası,   Cumhuriyet   döneminin   ilk   çeyreğinde   Milas'ta faaliyetlerini    sürdürdü.    Cumhuriyet    döneminde    Milas'ta    ilk    olarak    şube    açan    bankalar,    1925 yılında   Türkiye   İş   Bankasıyla   T.C.   Ziraat   Bankası   olmuştur.   Onları   daha   sonra,   1954   yılında   Türkiye Tütüncüler    Bankası,        1965    yılında    Türkiye    Halk    Bankası    izlemiştir.    Sonraki    süreçte    açılan    ve kapanan   banka   şubeleri   oldu.   Milas'ın   geçmişte   sahip   olduğu   ekonomik   canlılığın   bir   göstergesi de;   Yahudiler'in,   Bodrum   yerine   Milas'ı   yurt   edinmeleridir.   Yahudiler   bulundukları   yerlerde   hep ticaretle   ilgilenmişlerdir.   Bu   nedenle,   1900'lü   yılların   başlarında   Milas'ta,   110   hanelik   bir   “Yahudi Cemaati”  oluşmuştu. Milas,   bugün   de,   sahip   olduğu   ekonomik-tarih   ve   kültür   değerleriyle   önemini   ve   canlılığını koruyan,   birçok   yatırımcının   ilgisini   çeken,   iştahını   kabartan   bir   bölgedir.   Milas'ı,   Milas   yapan değerler doğrultusunda,  Milas; hakettiği yere getirilmelidir!.. Kaynaklar: 1- 19. YY'da Milas Kazası, Dr. Nuri Adıyeke 2- Milas Kentimiz, Sevdamız ve Hüznümüz Bizim, Nevzat Çağlar Tüfekçi, 2005 Nevzat Çağlar TÜFEKÇİ / Araştırmacı-Yazar
© Nevzat Çağlar TÜFEKÇİ / Milas - 2017 - 2019
www.milas.org.tr  

DAİMA YÖNETİM MERKEZİ OLAN BİR KENT

Nevzat Çağlar TÜFEKÇİ’nin Milas Yazıları (6)

Site Haritası

NÇT’nin Milas Yazıları

NÇT’nin Öyküleri

NÇT’nin Kitapları

NÇT’nin Özyaşamı

NÇT

NÇT’nin Makaleleri

GSM: +90.542.535 51 71   |   e-Posta:
© Nevzat Çağlar Tüfekçi / Milas - 2017 - 2019

Nevzat Çağlar TÜFEKÇİ’nin Milas Yazıları (6)

www.milas.org.tr    
Facebook sayfamız yayına başladı.

NÇT’nin Milas Yazıları

NÇT’nin Öyküleri

NÇT’nin Kitapları

NÇT’nin Özyaşamı

NÇT

NÇT’nin Makaleleri

Milas,    sahip    olduğu    jeo-stratejik    konumu,    geçiş    yollarının üzerinde   olması,   denize   olan   yakınlığı   ve   topraklarının   verimliliği sayesinde    tarihin    her    döneminde    önemini    koruyan    bir    kent      olmuştur.   Her   dönemde   güçlü   bir   ekonomik   yapıya   sahip   olan Milas;    bu    nedenle,    ilkçağlardan    bu    yana    sürekli    bir    yönetim merkezi     olarak     varlığını     sürdürmüştür.     Sosyolojik     anlamda; ekonomik   güç   toplumsal   yaşamdaki   sosyal   yapıyı   ve   insanlar   arası ilişkileri    belirler,    idari    yapıyı    şekillendirir...    Atyapı(ekonomi),    her zaman üst yapının(kültür, sosyal yaşam vb.) belirleyicisidir. Milas   İlk   ve   Ortaçağ'da   bir   yönetim   merkeziydi.   Karya'ya   ve Menteşe   Beyliği'ne   başkentlik   yaptı.   Osmanlı   döneminde   de   Milas, kimi       zaman,       “Sancak       Beyi” nin       oturduğu       bir       merkez konumundaydı.    19.    yüzyılın    ortalarına    kadar    Milas,    “Menteşe Sancağı” nın   24   veya   26   kazasından   birisidir.   Tanzimat   döneminde ortaya     çıkan     'tevabi (bağlı)     kaza'     olgusu     içinde     Mandalyat, Bodrum,      Kerme,      Sralos;      Milas'a      bağlı      birer      kaza      haline getirildi.(Tevabi: İkinci derece halkadaki kazalar) Milas'a   ilk   “Hükümet   Konağı” ,   1876   yılında   yapılmıştır.   Bu konak,   Tanzimat   öncesi   yöneticisi   olan      Ağa'nın   konağının   100-150 metre    ötesinde    yapılmıştır.    1911    yılında    yapılan    yeni    hükümet konağı ise  bu bina yıkılarak yapılmıştır. 1871        yılında        vilayet        düzenlemeleriyle        “Menteşe Sancağı” nda   8   kaza   görülmektedir.   Bunlar:   Muğla,   Denizli,   Meğri, Bozüyük,   Milas,   Bodrum,   Tavas   ve   Köyceğiz.   Bir   yıl   sonra   Denizli, “Menteşe     Sancağı” ndan     ayrılmıştır.     Milas     kazası,     Menteşe Beyliği'ndan    aldığı    tarihi    miras    ve    coğrafi    konumu    itibarıyla, Menteşe'nin      en      önde      gelen      kazalarından      birisiydi.      Kaza statüleriyle   çokça   oynanılan   19.   ve   20.   yüzyıllarda   bile,   Milas   idari merkez olma özelliğini hiçbir zaman yitirmemiştir. Tanzimat'ın   ilanıyla   birlikte   yönetsel   değişiklikler   oldu.   1824 yılında   yapılan   düzenlemeyle,   ülke;   eyalet,   sancak   ve   kaza   olmak üzere,       yönetimsel       anlamda       3       gruba       ayrıldı.       Eyaletler, sancaklardan;     Sancaklar,     kazalardan;     Kazalar     ise,     köylerden oluşuyordu.            Köylerin      yönetiminden      muhtarlar,      kazaların yönetiminden       kaza       müdürleri,       sancakların       yönetiminden kaymakamlar, eyaletlerin yönetiminden ise valiler sorumluydu. 1861    yılında    yapılan    bir    düzenlemeyle,    kaza    müdürleri    3 sınıfa    ayrıldı.    Ayrıca    müdürlerin,    mülkiye    mektebinden(Siyasal Bilgiler    Okulundan)    mezun    olması    şartı    getirildi.    1864    vilayet düzenlemeleriyle,       kaza       müdürlükleri       kaldırıldı       ve       kaza yönetimlerine kaymakamlar atandı. 1867    yılında    Osmanlı    idari    yapısında    yapılan    değişiklikler sonucunda,            “Menteşe            Sancağı”            bağımsız            bir mutasarrıflık(mutasarrıf:    sancak    yöneticisi-TDK    Sözlüğü)    haline getirildi.   Bu   tarihten   sonra   “Menteşe   Sancağı” nın   merkezi   Muğla ve      sancak   merkezine   bağlı   10   kazadan   birisi   Milas'tı.   20   Nisan 1921    tarihinde    sancaklar    kaldırılarak,    vilayet    örgütlenmelerine gidilmesi üzerine; Muğla, il; Milas ta Muğla İline bağlı bir ilçe oldu.  Bu    bilgilerden    de    anlaşılacağı    üzere,    Milas'ın,    cumhuriyet öncesi   dönemlerde   de   devamlı   bir   yönetim   merkezi   olduğudur. Tarihi     kayıtlarda,     Milas'ın     1870     yılında     belediye     yönetimine kavuştuğu    anlaşılmaktadır.    Milas,    ilk    Belediye    statüsüne    sahip olan   yerlerden   birisidir.   (Milas   Belediyesinin   amblem/logolarında, Belediyenin   kuruluş   tarihi   olarak   1868      yazmaktadır;   bu   yanlıştır, doğrusu 1870'dir.) Milas'ın    ekonomik    potansiyeli    ve    ticari    yaşamı    hep    canlı olmuş,    bu    canlılık    ve    hareketlilik    doğrultusunda,    bankalar    da Milas'ta    şubelerini    açmışlardır.    Cumhuriyet    öncesinde    Milas'ta Osmanlı   Bankası'nın   şubesi   vardı.   Osmanlı   Bankası,   Cumhuriyet döneminin      ilk      çeyreğinde      Milas'ta      faaliyetlerini      sürdürdü. Cumhuriyet    döneminde    Milas'ta    ilk    olarak    şube    açan    bankalar, 1925   yılında   Türkiye   İş   Bankasıyla   T.C.   Ziraat   Bankası   olmuştur. Onları   daha   sonra,   1954   yılında   Türkiye   Tütüncüler   Bankası,      1965 yılında   Türkiye   Halk   Bankası   izlemiştir.   Sonraki   süreçte   açılan   ve kapanan    banka    şubeleri    oldu.    Milas'ın    geçmişte    sahip    olduğu ekonomik   canlılığın   bir   göstergesi   de;   Yahudiler'in,   Bodrum   yerine Milas'ı    yurt    edinmeleridir.    Yahudiler    bulundukları    yerlerde    hep ticaretle    ilgilenmişlerdir.    Bu    nedenle,    1900'lü    yılların    başlarında Milas'ta, 110 hanelik bir “Yahudi Cemaati”  oluşmuştu. Milas,    bugün    de,    sahip    olduğu    ekonomik-tarih    ve    kültür değerleriyle    önemini    ve    canlılığını    koruyan,    birçok    yatırımcının ilgisini   çeken,   iştahını   kabartan   bir   bölgedir.   Milas'ı,   Milas   yapan değerler doğrultusunda,  Milas; hakettiği yere getirilmelidir!.. Kaynaklar: 1- 19. YY'da Milas Kazası, Dr. Nuri Adıyeke 2-    Milas    Kentimiz,    Sevdamız    ve    Hüznümüz    Bizim,    Nevzat Çağlar Tüfekçi, 2005 Nevzat Çağlar TÜFEKÇİ / Araştırmacı-Yazar

DAİMA YÖNETİM MERKEZİ OLAN BİR KENT

Diğer sayfalar için tıklayınız Diğer sayfalar için tıklayınız